Türkçe rap tarihi yazıldığında mikrofonun önündeki isimler kadar, sahnenin teknik altyapısını kuran isimler de anılmalı. Bu isimlerin en önemlilerinden biri hiç şüphesiz Sirhot: hem bir rapçi hem de Türkiye'nin ilk profesyonel rap stüdyosunu kuran bir prodüktör. Gerçek adıyla (bazı kaynaklara göre) Serhat Galatalı olan Sirhot'un hikâyesi, Türkçe rapın 2000'li yıllardaki altyapısal dönüşümünü anlamak için vazgeçilmez bir referans noktası.
Çocukluk ve Müzikle Tanışma
Sirhot'un kendi anlatımına göre, rap dinlemeye ve söylemeye 13-14 yaşlarında başladı; öncesinde heavy metal dinliyor, hatta metal söylüyordu. Kendisi Ankara doğumlu olduğunu belirtiyor; hayatının beş yılını Almanya'da, yedi yılını ise Amerika'da geçirdi. Bazı kaynaklara göre 10 yaşında müzikle ilgilenmeye başlayan sanatçı, 13 yaşında İngilizce rap söylemeye başladı ve Amerika'da yayımlanmak üzere "Turkish Style" adlı bir single hazırladı; ancak bu proje dönemin koşulları nedeniyle hayata geçemedi.
Narcotic: İlk Grup Denemesi
1995 yılının yaz aylarında İstanbul'da üç kişilik Narcotic adlı ilk rap grubunu kuran Sirhot, bu grupla yalnızca "Beyaz Karanlık" ve "Hayalet" adlı iki şarkı üretti. Bu, henüz Cartel'in Türkiye'de yeni yeni ses getirdiği bir dönemde atılan erken ve kısa ömürlü bir adımdı.
Amerika'da Narcotic Yılları
1996 yılında Amerika'da, yine üç kişiden oluşan Narcotic grubunu kurdu. Grubun kadrosunda G-Hun, I-Touch ve Sirhot yer alıyordu. Aynı yıl içinde grubun Beyaz Karanlık adlı ilk albümü tamamlandı; ancak albüm teknik ve endüstriyel nedenlerle ancak 2002 yılında resmi olarak piyasaya çıkabildi. Albümün "Her Yeni Gün" parçasına çekilen klipte, saldırıdan önceki İkiz Kuleler'in görüntülerinin yer alması, klibi dönemin konuşulan detaylarından biri hâline getirdi.
Narcotic'in albümü tamamlandıktan sonra Sirhot, dönemin tanınmış isimlerinden Nazan Öncel ile bir anlaşma yaptı. Ancak plak şirketlerinin gruplar yerine tek bir şarkıcıyı tercih etmesi ve rap müziğe yeterli ilgi göstermemesi nedeniyle bu iş birliği istenilen sonucu vermedi; bitirdiği albümün yayımlanmasını isteyen Sirhot, bu süreçte gruptan ayrılmak zorunda kaldı.
Türkiye'ye Dönüş ve Digitalmix'in Kuruluşu
2000 yılında Amerika'yı terk eden Sirhot, Kadıköy, İstanbul'da Türkiye'nin ilk rap müzik stüdyosu olan Digitalmix'i kurdu. Bu, Türkçe rap tarihinde bir dönüm noktasıydı: O zamana kadar dağınık ve amatör koşullarda kayıt yapan Türkçe rap sanatçıları için ilk kez profesyonel ve bu işe özgü bir stüdyo altyapısı ortaya çıkıyordu.
Bir Prodüktör Olarak Sirhot: Sahnenin Sessiz Mimarı
Digitalmix, kısa sürede döneminin neredeyse tüm önemli Türkçe rap projelerinin uğrak noktası hâline geldi. Stüdyoda kayıt yapan ya da Sirhot'un prodüktörlüğünü üstlendiği isimler arasında Cartel, Erci-E, Nefret (Ceza & Fuchs), Ceza, Sagopa Kajmer, Ayben, DJ Funky-C, Fresh-B, Barikat, Ramiz, Jöntürk, 9CC, Gee Flow, Joker gibi rap sanatçıları vardı. Özellikle Nefret'in Anahtar albümü ile Ceza'nın Medcezir albümünün Digitalmix'te şekillenmesi, stüdyonun sahnenin en kritik yapımlarındaki rolünü gösteriyor.
Sirhot'un çalışma alanı yalnızca rap ile sınırlı kalmadı. Bulutsuzluk Özlemi, Yonca Evcimik, Pınar Aylin, Metin Arolat, Akrep Nalan, Cemali, Cezmi Ersöz ve Leman Sam gibi pop ve rock camiasından isimlerle de çalışarak, hip hop prodüksiyon tekniklerini farklı türlere taşıdı.
Digitalmix Compilation ve Ödüller
2002 yılında Sirhot, içinde Ceza ve Erci-E gibi isimlerin de yer aldığı Digitalmix Compilation Vol. 1 adlı bir karma albüm çıkardı. Bu albüm, o yıl düzenlenen ve rap müzik sektörü içinde yapılmış ilk ve tek ödül töreni olan Boys of Sun Hip Hop Oscar'larında "En İyi Compilation Albüm" ödülünü kazandı. Aynı törende Sirhot, "Türkiye En İyi Rap Prodüktörü" ve "Hip Hop Onur" ödüllerini de aldı.
2003 yılında düzenlenen -ve serinin son edisyonu olan- Hip Hop Oscar'larında ise "Türkiye'nin En İyi Rapçisi" ödülüne layık görüldü. İlginç bir detay: Sirhot bu ödülü alırken Hakkari'de askerlik görevini yapıyordu; ödül kendisine askerlik dönüşü teslim edildi. Başarılarının yarattığı ilgi o denli büyüktü ki, Leman dergisinde üç hafta boyunca Sirhot'un hayatını konu alan bir karikatür-hikâye dizisi yayımlandı.
Solo Kariyer ve "Knockout" Albümü
Digitalmix'i yönetirken kendi solo albümü üzerinde de çalışan Sirhot, Knockout (bazı kaynaklarda "Nakavt" olarak da geçer) adlı albümünü piyasaya sundu. Bu albüm, sanatçının prodüktörlük kimliğinin yanında kendi mikrofon performansını da öne çıkardığı bir çalışmaydı.
Eminem İddiası: Efsane mi, Gerçek mi?
Sirhot'un kariyeri etrafında yıllardır süregelen en tartışmalı iddialardan biri, ünlü Amerikalı rapçi Eminem ile bir düet/feat yaptığı iddiasıdır. İnternette dolaşan bir videoda Eminem'in Sirhot'un adını telaffuz edip mikrofonu ona bıraktığı görülüyor; bu görüntü, iddianın en sık paylaşılan "kanıtı" olarak gösteriliyor. Ancak konu tartışmalı: Bazı kaynaklar bunun gerçek bir iş birliği olduğunu savunurken, diğerleri bunun yalnızca bir cover/mix çalışması olduğunu iddia ediyor. Sirhot'un kendisi bu konuda net bir açıklama yapmamış olduğundan, iddianın doğruluğu bugüne kadar kesin olarak teyit edilememiştir. Bu belirsizlik, iddiayı Türkçe rap tarihinin en çok konuşulan efsanelerinden biri hâline getirdi.
Ödüllü Bir Kariyerin İçindeki Diğer İlkler
Sirhot'un kariyerindeki bir diğer dikkat çekici detay, kendisinin dünya üzerinde Japonca rap yapan tek Türk rap sanatçısı olarak anılması. Bazı parçalarında Türkçe dışında anadili gibi akıcı İngilizce rap de yapan Sirhot, bu çok dilli yaklaşımıyla da döneminin diğer isimlerinden ayrışıyordu.
Sessizlik ve 2014'teki Dönüş
2007 yılında müziği bıraktığını açıklayan Sirhot, hayranlarını uzun bir süre hayal kırıklığına uğrattı. Ancak 2014 yılında "Ben Kimdim" adlı single ile rap müziğe geri döndü. Aynı yıl "Daha Güçlü EP" adlı çalışmasını iTunes üzerinden dinleyicilere sundu. Dönemin dinleyicileri bu geri dönüşü büyük bir memnuniyetle karşıladı; ekşi sözlük gibi platformlarda "hoş geldin Sirhot, hoş geldin Türkçe rapin güzel sesi, öncü ismi" gibi ifadelerle karşılandı.
Eleştiriler ve Tartışmalı Bir Miras
Sirhot'un kariyeri, hayranlık kadar eleştiriyle de anılıyor. Bazı dinleyiciler, kendisinin döneminin en teknik ve müzik bilgisi güçlü isimlerinden biri olmasına rağmen -Sagopa Kajmer'e benzer bir seviyede olduğu düşünülse de- Ceza'nın Rapstar ve Candan Erçetin iş birliğiyle, Sagopa Kajmer'in Romantizma ve Cem Yılmaz iş birliğiyle yakaladığı çıkışı kendi solo kariyerinde yakalayamadığını belirtiyor. Bu bağlamda kimi yorumcular onu, benzer bir "beklenen kadar parlamama" hikâyesi yaşayan Dr. Fuchs'a benzetiyor.
Bir diğer tartışma konusu, Sirhot'un zaman zaman diğer oldschool isimlerle (örneğin Fuchs ile) yaşadığı gerginlikler ve genç kuşak yarışma programlarındaki (Yetenek Sizsiniz gibi) performanslarıyla ilgili karışık tepkiler. Bununla birlikte, dinleyicilerin büyük çoğunluğu, Sirhot'un Türkçe rapin gelişmesine gerek stüdyosuyla gerek prodüktörlüğüyle yaptığı katkının tartışmasız olduğunu kabul ediyor.
Neden Türkçe Rap Tarihinde Önemli Bir Yere Sahip?
Sirhot'un hikâyesi, Türkçe rapın yalnızca mikrofonun önündeki isimlerle değil, sahnenin teknik altyapısını kuran isimlerle de şekillendiğini gösteriyor. Digitalmix olmasaydı, 2000'li yılların başında patlak veren Ceza, Sagopa Kajmer ve Nefret gibi isimlerin kayıtları büyük ihtimalle çok daha zor koşullarda, çok daha düşük teknik kalitede gerçekleşecekti. Bu açıdan Sirhot, Türkçe rapın "ses kalitesi devrimi"nin isimsiz kahramanlarından biri olarak anılmayı hak ediyor.
Bugün Türkçe rap tarihini araştıran herkes için Sirhot, hem bir sanatçı hem bir girişimci hem de bir prodüktör olarak, sahnenin profesyonelleşme sürecinin en kritik figürlerinden biri olarak duruyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!
💬 Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz incelendikten sonra yayımlanır.