Turbo (Tunç Dinçdaş): Türkçe Rapın Sahne Arkasındaki Mimarı
Rap Tarihi

Turbo (Tunç Dinçdaş): Türkçe Rapın Sahne Arkasındaki Mimarı

Mikrofonun önünde değil arkasında bir efsane: Turbo, Yeraltı Operasyonu'nu organize ederek dağınık bir sahneyi bir araya getirdi. İşte hikâyesi.

Türkçe rap tarihi konuşulduğunda genelde mikrofonun önündeki isimler anılır. Ama sahnenin arkasında, dağınık bir sahneyi bir araya getiren, belgeleyen ve büyüten isimler de vardı. Bunların en önemlisi hiç şüphesiz Tunç "Turbo" Dinçdaş.

Graffiti'den Rap'e, Rap'ten Organizasyona

1980'lerden beri hip hop kültürünün içinde olan Turbo, aslında bir graffiti sanatçısı ve MC kimliğiyle tanınıyor. Gençliğinde graffiti yaptığı için "devlet malına zarar vermek"ten yargılanan Turbo, yıllar sonra Kültür Bakanlığı'nın isteğiyle Fransa'da Türkiye'yi temsil edecek kadar bu sanatın saygın bir ismi hâline geldi. Kendisi aynı zamanda Statik adlı grubun üyesiydi.

Blue Jean Dergisi ve Sahnenin Belgelenmesi

1997 yılından itibaren Blue Jean dergisinde Türkçe rap üzerine bir köşe hazırlayan Turbo, dönemin dağınık İstanbul underground sahnesini takip eden nadir gazetecilerden biriydi. Bu köşe, hem grafiti fotoğraflarını hem de Türkçe rap haberlerini bir araya getiriyordu ve genç bir kuşak için âdeta bir rehber işlevi görüyordu.

Yeraltı Operasyonu: Dağınık Sesleri Bir Araya Getirmek

1998 civarında İstanbul'da onlarca MC ve grup birbirinden habersiz bir şekilde üretim yapıyordu. Bu dağınıklığı toparlamak ve "Türkçe rap var" demek için Turbo, 1999 yılında Yeraltı Operasyonu derleme albümünün organizasyonunu ve görsel tasarımını üstlendi. Kod Müzik etiketiyle çıkan bu albüm, Nefret, Ses, Silahsız Kuvvet, Statik, Susturucu ve Yener gibi isimleri tek bir çatı altında topladı ve Türkçe rap tarihinde bir dönüm noktası oldu.

2001 yılında ise Yeraltı Operasyonu 2 ile bu seriyi genişletti; bu kez Islamic Force, DJ Mahmut ve Yener gibi isimler de albümde yer aldı.

"Bu İşin Piyasası Yok" Diyen Bir Gerçekçilik

Yıllar sonra verdiği bir röportajda Turbo, o dönemin gerçekliğini şöyle özetliyordu: Almanya ya da Fransa'da rap dergileri ve mağazaları varken, Türkiye'de böyle bir "piyasa" hiç oluşmadı; gruplara ve MC'lere para kazandırma mantığı kurulamadı. Bu gerçekçi bakış açısı, Turbo'nun neden bir organizatör ve belgeleyici rolüne bu kadar önem verdiğini açıklıyor: Eğer kimse sahneyi bir araya getirmezse, sahne kendiliğinden bir araya gelmeyecekti.

Otuz Yılı Aşkın Bir Miras

Ekşi Sözlük'te kendisi için yazılan "dünya üzerinde hip hop kültürü için savaşan en önemli isimlerden birisi" tanımı, abartılı görünse de Turbo'nun kariyerine bakıldığında haksız sayılmaz. Otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de hip hop kültürünün gelişmesine katkı sunan Turbo, hem bir MC hem bir graffiti sanatçısı hem de bir gazeteci ve organizatör olarak sahnenin dört bir köşesinde iz bıraktı.

Neden Önemli?

Türkçe rap tarihi yazıldığında genelde mikrofonun önündeki isimler hatırlanır. Ama Turbo'nun hikâyesi, bir sahnenin var olabilmesi için mikrofonun arkasında da insanlara ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Yeraltı Operasyonu albümü olmasaydı, bugün dinlediğimiz Nefret ve Sagopa Kajmer'in ilk adımları belki de hiç bir araya gelmemiş, belki de hiç belgelenmemiş olurdu.

Paylaş 𝕏 f 💬

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

💬 Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz incelendikten sonra yayımlanır.